9 Eylül 2019 Pazartesi

IŞIK BEDENİNİZİ ONURLANDIRIN





Işık Bedeninizi Onurlandırın

Bizleri yüksek bilincin doğasına davet eden kadim bilgilerle, ilahi mesajların özümlenebilmesi ve aydınlanma süreçlerinin yaşanabilmesi için kendimizden başlayarak, kendimize doğru bir yolculuğa çıkacağız.

Bilincimiz, onu aşkın bir düzeye ulaştırabildiğimizde ışıklanacak. Maddenin elektromanyetik spektrumundan kurtulabilenler ise, sonsuzla birliği dileyecekler.

Değerlerimizi, edimlerimizi hangi güç alanlarına bağladığımıza dikkat etmeliyiz. Bu aşamada, enerjimiz transforme edilir ve bizi, ayni türden frekanslara uyumlaması beklenilir. Uyumun doğru frekanslara ayarlanması, tıpkı gürültülü bir radyoda ince bir ayar yapıyormuşçasına, saf sesleri arayıp bulmaya çalışmaktır.

Sahiplenmenin yorucu gücü, gurur ve ön yargıların tutsaklığı ile birleşir, insanın benliğine sımsıkı kayıtlanarak, kendi kendisini madde ile büyülemesine yol açar. Büyüsünü bozmak isteyen; asil bir iradenin ahengi ve Öz’ün sadeliği içinde içsel ışığını açarak, ışık bedenini onurlandırmalıdır.

Işık Beden’in fiziki olana üstünlüğü; fizik bedenin adeta latif hale gelmesini, şifayı ve farkındalığı sağlar. Ruhun gereksinimi olan her çalışma, yaşantımız burada sürerken, ruhsallığımızın bir uzantısı olan Işık Beden’in gelişimini tamamlamaya yardımcıdır.

Gizemcilikte önemli bir yeri bulunan Işık Beden; Batı geleneğinde Işık, Doğu geleneğine ise, Elmas Beden olarak adlandırılan haldir. İslam ezoterizminde Nurlanma olarak da anılır. (Radiant Body)

İnsan, yavaş yavaş saflaşarak, iç güçlerini dönüştürme olanağına, acıları dindirme gücüne sahiptir. Değişim adına bir çok şeye veda ederek kendi üzerimizde disiplin sağlamak zordur. Ancak; iradesiyle Cism’ini birliğe yönelten yükselebilir.

Işık bedeni, psişik bir mutasyonla, insanı, hastalıklardan, çirkinlikten, yaşlanma etkilerinden uzak tutar, gizli arşivimizi düzenleyebilir. Işık Beden yaratabilmek; Okültizmde ve Batı Geleneği’nde özgün bir Törensel Maji çalışması gerektirse de, aslında ezoterik anlamda, riyazat ve tefekkür yoğunluğu halinde, kalbin arınması ile, böyle bir beden var edilebilir. Dolayısı ile, tefekkürün yoğun ölçüde hayata geçirilmesini kapsar. İlahi adlar ve anma sırasındaki imajinasyon gücü daima birbirlerine bağlıdır. Çünkü tüm güçler; adlarla, imajlarla, yoğun düşünce ile uyandırılır.

Tibet, Çin ve Hint ezoterik literatüründe, Işık Bedeni oluşturma teknikleri bulunur. Meditatif çalışmalar, yoga, ibadet, renk görme, nefes teknikleri, imajinatif kreasyonlar önem kazanırken; böyle bir enerji akışından yararlanarak, sezgi kazanmak veya sanatsal ilhamlarla yetenekleri geliştirmek de olasıdır.

Ne ile uğraşıyorsak, katlanarak, enerjisini uzun süre kalıcı hale dönüştürebilmektedir. Ne var ki, her insanın edimleri iyi yönde olmayabiliyor, oysa, her varlığın ürettiği psişik enerji Dünya için ayrı ayrı önemli.

Dünya üzerinde, ekonomik kriz, skandal, savaş, ayaklanma, cinayet, kaba kuvvet, gerginlik, inanç çatışmaları, kült grupların artışı, sapkınlık, aldatma ve pop okültizmde bir artış görülürken, her varlığın, makro ve mikro düzeyde etkileşim halinde oluşu, insanların enerji dengelerini nasıl yönlendirecekleri ve nasıl kullanmaları gerektiği konusuna dikkat çekmeyi zorunlu kılıyor.

Organize frekanslardan ibaret olan holografik evrende, sezgileri ve psişik özellikleri geliştirmeye çaba harcamanın önemi, artık daha fazla hissedilmektedir.

Şu an sahip olduğumuz potansiyeli kullanamıyorsak, buna engel olan, kişiliğimizin maskesidir. Bizi kendi gerçeğimizden perdeler. Önemli olan kişiliğin iyice gelişmesi değil; gerçek özünü bilmek, edindiğimiz dışsal kişiliğin ve egonun gölgesi olmamak ve içteki Öz’e yönelip, farkındalıkla donanmaya çalışmaktır.

Geçmiş koşullanmalarımız, acı dolu anılarımızı yaratan bazı olayların yükleri, korkular, kızgınlıklar kırgınlıklar, ümitsizlik, suçluluk gibi duygular bilincimizin derinliklerine saklanmış olabilir. Bunları sahiplenip biriktirmeyelim. Tövbenin önerilişi ve affetmek hep bunlar içindir. Eğer, fizik bedeni baskın biçimde ve tek ifade aracımız olarak edinmeyi benimsemişsek, işimiz zorlaşır. Asıl olarak, ruhaniyetimiz iyileştirilmeli, zihni, duyguları ve nefsi yönetmelidir.

Büyük bir eser olan her insanın, yüksek varlığında bulunan değerlere ulaşmayı, iyi düşünme biçimini ve bunun enerjisini öğrenmeyi amaçlaması gerekir. Zihnin gerçek algılama kapasitesi aslında çok büyük. İçe dönük dikkat ise, zihnin aynasıdır.

Fizik evrenden ayrı bir şuur alanına ait olduğumuz için, buradaki uyumlanmamızı, beyin aktivite alanlarındaki loblarımızın işlevleri sağlamaktadır. Konsantrasyona dayalı bir trans, dua veya meditasyon halinde, Parietal Lobdaki oryantasyon, yani uyumlanma ilişki alanı, geçici bir biçimde nörolojik bilgi akışından deaktive olur

İşte aşkın- transandantal deneyimler ve mistik yaşantılar anında, zamandan ve mekandan ayrılma hissi, hatta, farklı bir boyutu algılama duygusu, bu bölgeye gelen uyarıların blokajıyla sağlanmaktadır.

DNA’mız, biyofoton yayarken, hem alıcı, hem verici gibi adeta optik işlevle, bilgiyi özümleyerek işler. Adeta, biyodijital bir internet sistemi haline geçerek, kelimelerle ve düşüncelerle etkileşebilir. Yaydığı frekansların dışında, moleküler yapımıza enerji ile bilinç veren bilgiler yakalayabilmesi ise, bize yepyeni kapılar aralamaktadır. Çünkü, DNA’nın bu titreşimler yardımı ile, bir tür aktivasyona açık oluşu, mistik ve ezoterik çalışmaların, bütünsel olarak yararlarına dikkat çekmektedir.
Devamını Oku »

26 Ağustos 2019 Pazartesi

IŞIK GÜÇLERİ













IŞIK GÜÇLERİ

İleri ırklardan oluşan Konfederasyon

Galaksideki evrimi gözetirler

Gezegene yardım etmek ve Gezegeni stabilize etmek için

Beşinci boyut ve Boyutsal Vorteksleri kullanırlar

Bizleri uyandırmak için ruhsal enerji gönderirler

Işık Güçleri Galaktik Işık Ağı yaratmayı ve Barış ve Uyum içinde yaşamayı seçerler

YÜZEYİN ALTINDA – Direniş Hareketi – Pek çok yıldız ırkından fiziksel özgürlük savaşçıları . Agarthalılar – bu durumun daha spiritüel yönünü temsil ederler – yüzey popülasyonunu etkilerler.

YÜZEYDE – Beyaz şövalyeler, Beyaz şapkalılar, Bazı Dragon grupları, diğer gizli gruplar, 1970’lerden beri politikanın, şirket ağlarının, bankacılık sisteminin, teknolojinin ve Gizli servislerin içine sızmışlardır.

YÜZEYİN ÜZERİNDE – Galaktik Federasyondan Pozitif Yıldız Irkları

Işık Güçleri ele geçirmezler – davet edilmeliler. İnsan iradesi her adımda korunmalıdır. (Sürecin uzamasının nedenlerinden biri de budur). (Galaktik Kodekse bakınız)

Direniş Hareketinin şu andaki üye sayısı 70 milyondur.

1 ila 3 milyar arasında Pleiadian üssündeki üye – Kuzey Tayvan/ teleportasyon çemberleri

Işık Güçleri diğer tüm Güneş Sistemlerini özgürleştirmişlerdir. Karanlık şu anda Dünya Karantinasındadır. Karanlık Güçlerle birlikte SSP gemilerinin Dünyanın yörüngesinden çıkmalarını engellemektedirler.

Shambhala – yer altı krallığı – milyonlarca yıldır, özellikle son25 000 yıldır – dünyayı ve üzerinde yaşayanları korumaktadırlar.

Işık işçilerinin doğabilmeleri için Reenkarnasyon döngüsünü etkileyebilirler.

Dünyanın ve üzerinde yaşayanların yıkımını şu şekilde engellemektedirler:

Tektonik tabakaları stabilize etmektedirler, nükleer saldırıları ve savaşları engellemektedirler ve ağır yıkımları engelleyip karanlık güçlerin planlarını mümkün olduğunca önlemektedirler. Derin Yer altı Askeri Üsleri yok etmektedirler, klonlama çemberlerini kapatmaktadırlar, çoğu Reptilian/Drakoyu ortadan kaldırmışlardır. Işık Güçleri milyonlarca yıldır yardım etmektedir.

Işık Güçleri İnsanlığın uyanmasını beklemektedir

İnsanlık İlahi Müdahaleyi beklemektedir.

Işık Güçleri yardım için davet edilmelidirler.

İNSANLIK – YARDIM İSTEYİN – – – !!!!!! – — –

İnsanlık, biz kendi payımıza düşeni yapmalıyız !!!!!!

NE YAPABİLİRSİNİZ

Pazar günleri senkronize özgürleşme meditasyonlarına (Türkiye saati ile akşam 19.00’da) katılın

Bilgiyi internet üzerinde, bloglarda, youtube’da paylaşın. Makaleler yazın.

Yüksek Benliğinize bağlanın – İçsel rehberlik/şifa alın

Titreşiminizi yükseltin – İçsel gücünüzü keşfedin

Görevinizi yerine getirin

Yeteneklerinizi kullanın – harekete geçin..

Kaynak : https://tr.prepareforchange.net/2017/05/27/isik-gucleri/?fbclid=IwAR1ED26Oq8BVibtVu6LVVZboC6jIXhKSy0mA_E0koD2PVRn4OBaaEKkmwQY








Devamını Oku »

23 Ağustos 2019 Cuma

İSTİLA ALTINDA - ( 2019 )






Bir Şikago mahallesinde geçen İstila Altında, bölgenin dünya dışı bir güç tarafından işgal edilişini konu ediyor. Film işbirlikçilerin ve muhaliflerin bakış açılarından durumu ele alıyor. Sıradan bir uzaylı istilasını değil, istilanın ardından yaşanan süreci temeline oturtan film, 10 yılın ardından gezegenlerini geri almak için mücadele veren cesur insanları olduğu kadar sırtını uzaylılara yaslayarak bu istiladan memnun olan kesimi de işliyor. 10 yıl önce gerçekleşen istila sonucunda fakirlik ve suç tarihe karışmıştır. Ancak karşılığında ödenen bedeller nelerdir?...

Kaynak : http://www.beyazperde.com/filmler/film-249702/

Devamını Oku »

YÜKSEK TİTREŞİME SAHİP GIDALAR







Yüksek Titreşime Sahip Gıdalar

Naturopat, orthomoleküler ve doğal beslenme uzmanı Martine te Kloese tarafından hazırlanmıştır.

İnsanlığın ortak, kollektif bilincini artırmak amacıyla her birimiz kendi bireysel enerji frekansımıza dikkat etmeliyiz. Bu da, diğer şeylerin yanı sıra, yediğimiz gıdalar ile ilgili daha bilgili olmamızı gerektiriyor. Böylece, sadece üç boyutlu dünyada var olmak için ihtiyaç duyduğumuz fiziksel vücudumuzun ötesinde olduğumuzu bilerek, bizi bir adım daha ötesine geçebliriz.

Etik Yön

Holistik bakış açısına göre bizler, sadece bir fizik bedenin çok daha fazlasıyız. Bizim ayrıca, fiziksel bedenimizden daha yüksek boyutlarda var olan yedi tane eterik bedenimiz ve diğer pek çok enerji alanımız da vardır. Bu bedenlerimiz de dengeli ve güçlü kalabilmek için besine gereksinim duyarlar. Bunu sağlayacak besinlerden söz ederken, gıdaların sadece besin değerlerinden değil, etik anlamdaki özelliklerini de görebilmeliyiz. Çünkü eterik bedenlerimiz saygı ve iyi niyet gibi ruhsal bileşenlerden etkilenirler.
Kendi fiziksel ve enerji zenginliklerini bizimle paylaşan Gaia’ya, Dünya Anamıza karşı olan saygımız önemlidir, O, her zaman dahil edilmelidir. Bu ayrıca, kendilerinin olan süt, bal ve yumurtalarını ve hatta en değerli şeylerini, hayatlarını bile bizimle paylaşan hayvanları da içeriyor. Bunun yanı sıra doğaya saygıyı içeren bir tarz ile üretilen yiyecekler, toprağın özenle bakımı, kullanılan suyun kalitesi, yoğun kimyasalların kullanılmaması gibi şeyler de bizlerin ruhsal titreşim frekansımızı yükselten unsurlar.

Titreşimlerimizi yükseltme konusunda, kendi niyetlerimiz de çok önemli ve bu noktada kendimize sormalıyız: Şu anda yemek üzere olduğum gıda, sevgiyle mi üretilmiş, yoksa sadece para kazanmak için mi? Bunu yapmadan başlarsak, daha ilk adımda merdivenin düşük basamaklarında oluruz, ve doğal olarak, sadece çok düşük frekansları gerçekleştirebiliriz. İşlemden geçirilmiş gıdalar tüketebiliriz, düşük maliyetle hazırlanmış ve çoklukla zehir içeren maddelerle hazırlanmış olanlar – ki bunlar, hem fiziksel bedenlerimiz için zararlıdır, hem de frekansımızı gözle görünür şekilde düşürürler.

Farkındalık

Mücadelemizin çok büyük bir kısmı, insanların çoğunda gördüğümüz bilgi eksikliğinden oluyor. İllegal bir ekonomiye dayanan bir dünyada yaşıyoruz, hırslı ve aydınlanmamış süpermarketler tarafından kuşatılmışız. Sıklıkla ne yediğimizi düşünemeyecek kadar aşırı meşgulüz ve işlenmiş, çok az ya da hiç besin içermeyen, hatta GDO, koruyucular ve sözü edilmeyen diğer zararlı şeyler içeren fast food yiyeceklere bağımlıyız.

Et ve Balık

Hayvanları yemek frekansımızı düşürür. Nokta. Çoğumuz, et lezzetli olduğu için ve zamanın başlangıcından itibaren et yediğimiz için bunu duymak istemeyiz. Ama özellikle enerji seviyesini yüksek tutmak isteyenler için, uygunsuz şekilde yetiştirilen ve korku ve acı getiren affedilemez öldürme süreçlerinden geçen bu hayvan etlerini yemek kötü titreşimlere neden olur. Bu durum, serbest çiftliklerde organik usullerle yetiştirilen hayvanlardan yenilerek yumuşatılabilir, ama yine de yüksek frekanslar için yeterli değildir.

Kutsallık

Et yemek, düşünmeden ve şükran hissetmeden gerçekleşen sıradan bir şey değil, kutsal bir eylem olmalıdır. Sonuçta hiçbir canlı hayatını kendi isteğiyle feda etmez. Ayrıca dünyamızda yaşayan iki kişi de birbirine benzemezler, bazıları gerçekten de vücut fonksiyonlarını sağlıklı bir şekilde sürdürebilmek için bir parça ete ihtiyaç duyar. Yine de bunun aşırı miktarlarda olması şart değildir, sonuçta herkes kendisi için en iyi kalitedeki etin ne olduğunu kendisi belirleyebilir – ki burada kastedilen, hem ölümünden önce hem de sonrasında, o canlıya karşı duyulan saygıyla doğru orantılıdır.

Süt ürünleri, Yumurta ve Bal

Aynı kurallar burada da geçerlidir. Bu ürünleri tükettiğimiz zaman, bizim için üretilmemiş bir şeyleri yiyoruz, demektir. Süt, anneleri tarafından kendi yavruları için ve bal da, balı toplamak ve üretmek için çok ağır çalışan arılar içindir. Doğrudan söylemiş olursak, süt ürünleri ve bal tüketiminin, gezegenimizde yaşayan diğer canlılardan çalınmış besinler olduğunu bilmeliyiz. Yine de bu konu o denli siyah / beyaz olarak değerlendirilmemeli… Burada söz konusu olan frekansın yükseltilmesi ve süt ve süt ürünleri, yumurta ve bal tüketimi, bir canlının hayatına mal olmadığı için et kadar etkili değildir, yine de frekansımızı düşürdüklerini bilmeliyiz.
Eğer gıdalar hayvanların özü için büyük bir saygıyla hazırlansalar, yine de frekans yükseltici olabilirler, ve bu, onların besleyici değerlerini de artıracaktır, örneğin, ham bal üretiminde arıcı, elde edilen balın tamamını almayıp, arılara, kışı geçirebilmelerini sağlayacak ve bağışıklık sistemlerini kuvvetlendirecek yüksek besleyici gıdalar verirse ya da organik çiğ süt elde edilirken buzağıların da yeterince süt içmeleri sağlanırsa, veya tavukların serbest dolaşıp, kendi doğal kilolarında kalmaları ve organik yumurtalar üretmeleri sağlanırsa, bu, olacaktır. Bu tür gıdalar için etrafınızda aramaya şimdiden başlayabilirsiniz, tıpkı eski atasözünde olduğu gibi : “arayın, bulacaksınız”

Meyve ve Sebzeler

Sebze ve meyvaların üretiminde de çok dikkatli olmak gerekir. Toprağın bileşenleri, suyun kalitesi ve ürünlerin yetişmeleri için yeterli zaman tanımak önemlidir. Eğer sebze ve meyvalar doğayla uyum içinde yetiştirilirse, yüksek frekanslı, ve zenginleştirici olurlar. Ve tabii, hasat edildikten hemen sonra sofranız gelirlerse, çok daha iyi olur, bu yüzden yerel sezon ürünlerini ithal ürünlerine tercih etmeliyiz.
Ve son olarak, yiyeceklerimizin sevgi ve özenle hazırlanması da, toplu tüketim ürünlerine oranla çok daha yüksek frekans demektir. Ayrıca olabildiğince çok çeşitli ürün ve farklı pişirme yöntemleri de önerilebilir, yazları daha ziyade çiğ ya da az pişmiş, kışın, özellikle soğuk iklim olan yerlerde iyi pişirilmiş gıdalar tercih edilebilir.

Yaban Ürünleri
Doğada kendinizin bulacağı ürünleri tercih etmeniz çok bilgece olurdu. İnternette bu konuyla ilgili çeşitli bilgiler bulabilirsiniz. Yenilebilir bitkiler üzerine bir kitap edinin ve kendi yiyeceklerinizi kendiniz yetiştirmeye çalışın. Her kıtada farklı, kendine has ve özellikle salatalarda kullanılabilecek çeşitli ürünler vardır, fındık (kabuklu yemişler), mantar, meyve veya sebzeler gibi… Yetiştireceğiniz ürünlerin otobanlardan uzak yerlerde olmasına da dikkat edin, bunları ayrıca yumuşak ve zararsız sabun vb ile parazit ve böceklerden güzelce arıtın. Özenle ve doğa içinde yetiştirilen her şeyin yüksek besi değeri vardır ve bu yüzden hem bedeninizi, hem eterik bedenlerinizi beslerler.

Evimizin Bahçesinde Yetiştirme

Doğayla bağlantıda olabilmek için en güzel yoldur bu. Minicik tohumlardan bitkilerin oluşup yetişmeleri, yaşamın mucizevi oluşunu anlamamız için en güzel yöntem… Çok fazla para veya yer ayırmanıza da gerek yok bunun için, eski kovalar, tencere ya da saksılarda bile bitki yetiştirebilirsiniz. Ayrıca, dikey bahçecilik muhteşem ürünler yetiştirmemizi sağlayabiliyor. Her halükarda, kendi yetiştirdiğiniz taze gıdaları tüketmek muhteşem olurdu, hem temiz hem sevgi ile yetiştirildiklerinden emin olabilirsiniz.

Eterik Bedenlerimiz için Gıdalar

Eterik bedenlerimizi her zaman pozitif / sevecen duygular ve niyetler üreterek, doğada zaman geçirerek besleyebiliriz. Ayrıca sanat, müzik, edebiyat gibi güzel olan şeylere odaklanabiliriz. Savaş oyunları, zulüm içeren gürültülü korku filmleri ya da ölüm konulu negatif programlar ya da haberlerin negatif titreşimleri artırdığını bilmeliyiz.
Yine de, eterik bedenimiz için asıl gıdaları insanlar, bitki ve hayvanlar arasındaki sevgi dolu ilişkilerde bulabiliriz. Kalplerimiz ve ruhumuz için en gerçek gıdalar bunlardır.

Kaynak : https://tr.prepareforchange.net/high-vibrational-foods/?fbclid=IwAR1TJXAqJO3kQoeKPYYhLK-hCQpgZM7PQ2mud7WCSzEE7LMD-R1CuL4tBYE
Devamını Oku »

Yukarı Git